GENC_LINK BURDA SEN NERDESİN ???
• 7/1/2007 -
• 7/9/2006 - Ah bu öğretmenlerimiz :)
Bunu sinavda sorarım...! Ben bunlari zaten biliyorum! Buna benzer sorular üniversitede sık sık çıkar. Bi insan söyleneni bidefa da anlar Afedersiniz siz aptalmisiniz?? Arka taraf konusmayi kesin! N'oluyor orda!! Bunun hesabini sinavda sorarim! Burayi dikkatli dinleyin. Bi çok ögrenci burda hata yapar! Konusmak isteyen disari çiksin! Kapi açik Sizi zorla getirmiyolar buraya!! Istemiyorsan gelme! Kimler ödevi yapmadi. Ödevleri yapmadan gelmeyin. Bizim zamanimizda velilerimiz eti senin kemigi benim derlerdi! ( Sinavda ) Kimse kimseye bakmasin. ( Sinavda ) Su andan itibaren herkes birbiriyle küs! ( Sinavda ) Kopya çekeni yakarim. ( Sinavda ) Oglum/Kizim bi daha görmeyim. ( Sinavda ) Oglum/Kizim kagidini ver. Beni aptal yerine koymayin. Ben ögrenciyken hiç kopya çekmezdim. ( Bir Soru Çözerken ) Oglum/Kizim kaç defa söylicem orasiöyle degil!!! ( Tahtada Bir Soru Çözerken ) Yanlis otur yerine! Bu konuya fazla girmeyelim ileride göreceksiniz. Sinava iyi çalisin. ( Nöbetçi Ögretmenler ) Oglum/Kizim hadi sinifiniza geçin ziliniz çaldı. ( Derse Geç Kalinca ) ilk zil ögrenciler içindir ikinciside bizim için! Git Müdür yardimcisindan izin kagidi al! Çik disari!! Siz evinizde de mi böylesiniz. Tahtayi silin. Neden çalismadiniz. ( Her Hangi Bir Ögrenciye ) Dersleri serdin. Artik hiç çalismiyorsun. Kafana tebeşiri yersin Yerdeki pislikleri hemen temizleyin O cep telefonu hemen buraya gelsin. Dersde yemek yasak kaç kere söleyeceğim. Tenefüse çıkmıyorsunuz. Hepinizi bırakıcam. Eğer doğru düzgün not tutup terbiyeli olursanız hepiniz geçersiniz. Olm kahvedemi oturuyorsun doğru otur. Uyuyun siz uyuyun hepsi sınavda çıkıcak. Not tutmayanları ben bi not alim. Olm Kamer.... Velin yarın gelicek Kitabı defteri olmayanlar hemen çıksın.
BUNLARI BİLİP OKULA BAŞLAYABİLİRSİNİZ...
OKUL...............................: ÖĞRENCİNİN ALNINA YAZILAN KÖTÜ KADER
TAŞINIR MALLAR.........: KİTAP, DEFTER KALEM
TAŞINMAZ MALLAR....: KAPI, PENCERE, TAHTA ve SIRALAR
DİSİPLİN..........................: İDAM SEHPASI
ÖĞRETMEN.....................: OKULUMUZUN DEMİRBAŞI
ÖĞRENCİ..........................: OKULUMUZUN VAZGEÇİLMEZ İNCİSİ
ZİL......................................: ÖĞRENCİNİN KURTARICISI
ARKADAŞLIK..................: İDEAL BİRLEŞME
CASUS...............................: ONUR KURULUNA SEÇİLEN ÖĞRENCİ
CEZA-İ ŞART....................: YILLIK ÖDEV
ESNAF................................: KENDİ HALİNDE ÖĞRENCİ
MALİYET...........................: ÖĞRENCİ HARÇLIĞI
BÜTÇE................................: TOPLANAN FOTOKOPİ, SPOR vs. PARALAR
İNEK....................................: HARIL HARIL DERS ÇALIŞAN ÖĞRENCİ
ÇALIŞKAN..........................: AKLINDAN ZORU OLAN ÖĞRENCİ
YAZILI.................................: HAYATIMIZI ALT ÜST EDEN KARA YAZI
HÜR TEŞEBBÜS.................: SÖZLÜDE PARMAK KALDIRAN ÖĞRENCİ
ŞİRKET................................: SINAV ÖNCESİ KURULUP, SINAVDAN SONRA DAĞILAN ORTAKLIK.
ENFLASYON......................: KOPYA DEĞERİNİN YÜKSELMESİ
KIYMETLİ EVRAK............: KOPYA KAĞITLARI
KOPYA................................: DENİZDEKİ YILAN
ÇEK MAFYASI...................: KOPYALARI ELİNDE BULUNDURUP DAĞITAN >>BABA<< ÖĞRENCİ
İHRACAT............................: KOPYA VERMEK
İTHALAT............................: KOPYA ALMAK
ÖĞRENCİ AVCISI.............: NÖBETÇİ ÖĞRETNMEN
KOMPLO............................: BEKLENMEDİK “KAZIK” SORULAR
İNDİRİM.............................: KAZIK GİBİ SORULARIN UCUZLATILMASI
SADAKA.............................: ÇALIŞMAYAN ÖĞRENCİYE SINAVDA VERİLEN KOPYA
CİMRİ..................................: ARKADAŞINDAN BİR SORUNUN CEVABINI ESİRGEYEN ÖĞRENCİ
ADAK..................................: İYİ NOT ALABİLMEK İÇİN ARKADAŞA DANAN ÇİKOLATA
GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILAT....: YILLIK BİRİKEN KOPYA KAĞITLARI
İPOTEK..............................: ÖĞRETMENLERİN KOPYA METERİYALLERİNE EL KOYMALARI
SERBEST PİYASA EKO..: KOPYA ÇEKİLMEYEN SINAVLAR
FİRAR................................: DERSTEN KAYTARMA
KAZAN..............................: DERSİ KAYNATMAK İÇİN GEREKEN ARAÇ
ÇÖP ÇATAN......................: ÖĞRENCİ İLE DERSİN ARASINI BULMAYA ÇALIŞAN ÖĞRETMEN
PARAZİT............................: BAŞKALARININ SIRTINDAN SINIF GEÇEN ÖĞRENCİ
DEVÜLASYON.................: ÖĞRENCİ DEĞERİNİN DÜŞMESİ
BÜTÇE AÇIĞI...................: TEŞEKKÜR VE TAKTİRE NOTLARIN EKSİK GELMESİ.
KAR / ZARAR CETVELİ..: KARNE
DİPLOMA..........................: ÖĞRENCİYİ KOVMAK İÇİN VERİLEN KAĞIT PARÇASI
DEMOKRASİ.....................: ŞARTSIZ KURUL
TRAJEDİ.............................: BECERİ SINAVI SONUÇLARI
DRAM..................................: BECERİ SINAVINDAN ÇIKAN ÖĞRENCİNİN HALİ unu |
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 14/7/2006 - ? ? ? ? ? ?
Gitmek mi zor kalmak mı? Geride kalmakmış zor olan. Giden otobüsün soğuk camına başını yaslayıp,gözyaşlarını akıtmak değil... Gidenin ardından ağlayarak el sallamakmış zor olan.... Zor olan geleceğin getireceği kaygılarla sıkışan bir yüreği taşımak değilmiş,göğüs kafesinin altında... Hasretin ateşiyle yanan bir yüreği gözyaşlarının vuslat masalıyla avutmaya çalışmakmış zor olan... Gittiğin yerin en tenha postanesinden üç beş satırlık iyi haber namesi atmak değilmiş zor olan... Zor olan her sabah pencerenin önünde postacının gelişine kurmakmış saatleri... Başını alıp,kendini alıp,anıları valize koyup mavilere gitmek değilmiş zor olan... Zor olan herşeye rağmen,kendine rağmen,yaşama rağmen inadına kalmakmış... Gitmemekmiş... Beklendiğini bilmek,beklenmek değilmiş zor olan... Asıl zor olan beklemekmiş... Ben kolayı seçmişim bu güne kadar... Şimdi ise en zoru yaşıyorum... |
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 6/7/2006 - İnterneti TÜRK'ler bulsaydı
Bilgisayar acilis mesajlari: - Ad Soyad girin - Sifrenizi girin - Ikametgah girin - Nufus sureti girin - Annenizin genc kIzlIk soyadInI girin
Internette gideceginiz adresi yazdiktan sonra ekrana gelen mesajlar: - Emin misiniz? - Ciddi misiniz? - Bak son defa soruyorum! - Gunah benden gitti, bagliyorum.
e-mail almak icin yapilmasi gerekli islemler: 1. Nufus Cuzdani asli ve noter tastikli fotokopisi 2.Ikametgah senedi 3.Savciliktan iyi hal kagidi 4. 6 fotograf 5.Son 3 ay icinde alinmis isme tescilli elektrik,su,dogalgaz faturasi (odenmis olacak) 6. Erkek kullanicilarin Askerlikle iliskileri olmadigina dair tecil belgesi veya teskere belgesinin Noter tasdikli sureti. 7. 18 yasini doldurmamis kullanicilarda velilerinin yazili izin belgesi... Not: Internet e-mail kullanim depozitosu 400$ olup aylik 50 milyon kullanim ucreti alinacaktir faturasini odemeyen abonenin e.maili kesilir. (not: Internet isleri genel Mudurlugu, hicbir tebligat yapmadan abonenin e-mail adresini onceden haber vermeden kapatma veya degistirme hakkina sahiptir)
Baglanamama mesajlarI: - Bu siteye giris Internet Yuksek Konseyi tarafindan yasaklanmistir. - RTUK bu siteyi,cocuklarin zihinsel gelisimini engellediginden dolayi bir(1) gun sure ile kapatmistir. - Aradiginiz adres Anayasa'ya aykiri bulunmustur. - Site borcundan dolayi kapatilmistir
Baglanma mesajlari : - Sitemizi sectiginiz icin tesekkür ederiz, sitemize girmekle artık sadece bizim sitemize geleceginize ve baska hic bir adrese gitmeyeceginize dair bir anlasmayi kabul etmis oluyorsunuz. Bu durumu kabul ediyorsaniz "Evet", etmiyorsaniz "Evet" tusuna basin. Ihtilaf halinde Istanbul Mahkemeleri gecerli olacaktir.
Hata mesajlari: - Ulasmaya calistiginiz bilgisayarin mahallesinde elektrikler kesik oldugundan baglanti kurulamiyor. - Eksik tusa bastiniz, lutfen tekrar deneyin. - "Q" harfine bastiniz, bu durumun bir yanlislik sonucu olduguna inaniyoruz, Bir kez daha "Q" harfine basmanız halinde bilgisayariniz takibe alinacaktir. - Hatasiz bilgisayar olmaz. - Kime sikayet ederseniz edin.
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 16/6/2006 - Alkole baglı hastalıklar ve tedaviler
Belirti : Ayaklar soğuk ve nemli. Neden: Bardağı dogru bir poziyonda tutmuyorsunuzdur. Eylem: Bardağın açık olan kısmını tavana bakacak şeklegelinceye kadar çevirmek Belirti: Bira renksiz ve tatsız Neden: Bardak boş Eylem: Yeni bir tane ısmarlaması için başkasını bulmak.
Belirti: Karşınızdaki duvar neon lambalarla dolu. Neden: Sırt üstü düşmüşsünüzdür. Eylem: Bara asılmak.
Belirti: Ağzınız izmarit dolu. Neden: Öne doğru düşmüşsünüzdür. Eylem: Bakınız yukarıdaki madde.
Belirti: Bira tatsız, gömleğinizin önü ıslak. Neden: Ağız açılmamış veya bardak hedefi ıskalamış. Eylem: Tuvalete gidilip ayna önünde egzersiz yapılması.
Belirti: Ayaklar sıcak ve ıslak. Neden: Boşaltım sisteminizin kontrolunun kaybı. Eylem: En yakın köpeğe kadar gitmek ve eğitiminden şikayetçi olmak.
Belirti: Yer bulanık. Neden: Boş bardağınızın dibinden bakıyorsunuz. Eylem: Yeni bir tane ısmarlaması için başkasını bulmak.
Belirti: Yer sarsılıyor. Neden: Başkaları tarafından taşınıyorsunuz. Eylem: Başka bir bara götürüp götürmediklerinin araştırılması.
Belirti: Bar karanlık olmaya başladı. Neden: Bar kapanmıştır. Eylem: Barmene adresinizi sorun.
Belirti: Taxi, birden değişik bir renk ve havaya giriyor. Neden: Şahsi sınırlarınızın üstünde bira tüketimi. Eylem: Elinizi ağzınızın önüne götürün.
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/6/2006 - İŞÇİ ARININ YALNIZLIĞI

‘’… sana ne kadar deger verdigimi bilirisin…’’
böyle başlar bir ayrılık!Ve bu cümle, ayrılıgın dile getirilmesinde en acemice yöntemdir.Bu cümle sonrasında birkaç dakika duymaz insan.Duyulacak bir şeyde yoktur zaten.Eller üstünde büyüttügünüz aşkınız,cümle arasındaki her virgül molası ile bir bıçak darbesi daha yer midenize…Kan degil, göz yaşı kaybeder olmustur artık bedeniniz.İlk aranılan şey bir dal sigaradır.Fakat aptalca bir dürtü ile hala güçlü görünmeye çalışarak ellerinizin erlerinizin tiredigini fark ettirmemeye çalışırsınız.Halbuki bilmek istediginiz şey,onun size ne kadar deger verip vermedigi degildir.Hatta bütün bildiklerinizi unutmak asıl gayenizdir.
Hesap sorulacak,kızılacak,söylenecek bir şey yoktur.
Gözler genellikle,dudaklardan çıkıp havada süzülen cümleleri ögelerine ayırmaya kalkışır.Her yüklemin birinci tekil şahsa göre çekili oldugunu gördükçe, şaşkınlık içerisinde daha da hızlı atar kalp…Artık ‘’biz’’li cümleler geride kalmıştır.
Düşündügümüz ilk şey bu ilk gecenin nasıl gececegi ile alakalıdır.Mazoşist karanlıklar sizi beklemektdir artık.Daha dogrusu siz mazoşist karanlıkların arasında sabahı bekleyensinizdir…Gecenin ne kadar uzak ve nikotin kokulu oldugu aklınıza geldikçe dizleriniz titrer korkudan .Avuç içlerinizle dizlerinizi susturmaya susturmayı denersiniz fakat çoğunlukla işe yaramaz…
Hayatınızın hiç bir döneminde beyniniz şimdiki kadar hızlı cümle üretmemiştir.Öyle ki ara ara ne düşündügünüzü unutursunuz.Fondan gelen ses kesilmiştir artık.Duymadıgınız, duysanızda anlamlandıramadınız cümleler tükenmiştir.’’Niye?’’ diye sormak akla gelse de,fayda etmeyecegi aşikardır.O sırada kulagınızdan girip beyninize dogru saplanan bir mızrak hissedersiniz.’’ …yine de sen iyi bilirsin.Seninle arkadaş olarak kalmayı isterim…’’
Ne gülünç bir durumda oldugunuzu anlamanız için aradan saatler gecmesine gerek yoktur .Hala ugrunda ölebileceginiz kişi,beş dakika önce sizden ayrılmak istedigini söylemesi yetmemişcesine;bu ayrılık planını yaparken sizden yardımda istemektedir !...
Aslında ona olan sevginiz o kadar yogundur ki,hayatınızdan eksilmemesi için ne gelse elinizden yapmak istersiniz.Fakat,önü bir bakışınızla bir kelimenizle farkında bile olmadan üzebilme ihtimaliniz yüzünden tuz basar açık yaranıza .taş basar kanayan yüreğinize ‘’Hayır’’ dersiniz.
Sadık kalmanız gereken bir ayrılıgınız vardır artık …
Üzerinize düşen tek bir kelime kalmıstır .Konusurken,bogazınızdaki dügümle birlikte.gözyaşlarınızın önündeki set de çözülür diye gökyüzüne bakarak mırıldanırsınız;’’Sanırım hiç görüşmesek daha iyi…’’
Parça parça olur cigeriniz ,bu büyük yalanın sonrasındaki her nefesle…Söylenecek tükenmiştir.Edilgen çatılı bir kaç temenni duyar gibi olursunuz.’’Senden de Allah razı olsun…’’ derken elinizin tersi ile silmek zorunda kalırsınız yanaklarınızı…
(…)
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 7/6/2006 - Her şey dışardan göründüğü gibi değil :):):):):)):

Şimdi herkes ne var bu fotografta diecek öyleyse sıkı durun yapmanız gereken tek şey CTRL+A YA BASMAK BİDE RESME ŞİMDİ bakın ::) neyse artık sözü size bırakıyorum |
Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 6/6/2006 - GÜNÜN KELİME ANLAMI '' ANGUT''

Herkesin (haksız bir şekilde) kullandığı bir ifadedir "Angut". birisi bir salaklık yapınca, bi laftan anlamayınca, böle boş boş bakınca hemen "Angut'musun" der günümüzün insanı.. Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton "Angut!" var ülkemizde.. Ozelligi nedir bilir misiniz ? Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun baş ucunda bekler.. İşte bu canlının yaptığı en büyük "Angut"luk budur.. Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen birşey değildir.. Dişi olsun Erkek olsun butun Angut kuslarinin icgudusel ozelligidir bu.Çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyenAngut kuşuna elinizi uzatsanız dahi oradan kaçmaz.. Hani derler ya "Angut gibi bakmasana lan".. diye... keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine.. Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha düşünün.. Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde...
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 3/6/2006 - Cüneyd suaviden alınmış bir hikaye insanlarının onurunu kırmadan
>>>>>>>>>>>>>>>>>>İNDİRİM <<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<< Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı.Hem de güçlükle.. Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı,dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu.Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti.Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp: Küçükk!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.Çocuk, ona dönerek: Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik. Bence önemli değil!.diye, atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tamİnsan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin deaklıya da imânı. Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü: Keşke imanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp: Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki? Çok basit!. dedi, adam. Eğer imanımız yoksa,cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa,problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak.Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükafat görecekler... Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar,hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek: Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?Çocuk, başını yanlara sallayıp: Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!. İndirim sezonunu,senin için biraz öne alırım!. Dedi adam. Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder. Çocuk biraz düşünüp: Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki? Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da, sağ ayağı eksik olanbir çocuğa satarım Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam,devam ederek: Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu. İkiye gidiyorum!. Diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır. Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!. Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerdeki raflar onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam,vitrinde olanı çıkarttı Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana,bunu satsan memnun olurum. Şaka mı yapıyorsunuz?diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi? Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi,adam. Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30- 40 lira eder. Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları, üzerinden atabilmiş değildi.Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın,heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek: Bana göre 20 ira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!.. Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu.Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine İhtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip: Babam haklıymış!. dedi.Sakat olduğum için, üzülmeme hiç gerek yok!.? demişti. Cüneyd SUAVİ
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 24/5/2006 - KESTİRMELER
Kestirmeden sevdim seni.Kestirmeden vardım aşkına.Aşkın en acılı en tenha yollarından gectim,daha çabuk varabilmek için sana.Yalan söyleyemem sana, sende o geniş kollarını açtın bana ve birdaha hiç bıraktırmayacagına inandırdın beni,küçük çocuga masal anlatırcasına.
O günler... kestirme yollarda avare dolşatogomız günler cok uzak degil aslında.Biraz masalsı biraz Türk filmlerine benziyor hatta.O zamanlarda da büyük şehir açmıştı yollarını bize ve biraz da o inandırmıştı bizi bu aşkın varlıgına.
Yagmurlarda mı ıslanmadık, istasyonlarda mı ağaç olmadık?Koşturduk,yürüdük,ağladık,güldük.En çok hani o okulun karşısındaki cafe, sen bilmezsin ama o günleri bana hatırlatan şarkı ve o kestirmeler... ogünleri düşündüğümde beni çok güzel anılar karşılıyor hala.O yollar eminim bizden daha iyi hatırlar bizi.Sorsam acaba anlatırlar mı acaba aşkımızın o en güzel günlerini ?
Sonra kestirmeler çıkmaz oldu ana yollara.Birbirimize varamıyoduk bir türlü.Şehirmi bize oyun oynuyordu yoksa aşk mı?
Anlamadım ki herşey oyun oynuyor bana, yalnızca ben ulaşmak istiyormuşum sana. Sen ise şehre kanmış başka yollara sapmışsın.Bense her gün aynı kestirmelerde dolaşıyorum.Hala sana ulaşabilmek sevdasıyla...
Sonbaharda yaprakları taklit ediyoruz.Savruluyoruz; sen başka yollara,ben başka diyarlara.Kim bilir belki içimizdeki çocuksu aşk deniz olur ve okyanusa dökülür.Ve belki de yeni kestirmeler şahitöolur hakiki vuslatımıza........
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|